Evden kazanmak isteyen birçok kadının zihninde benzer bir düşünce dolaşır:
“Biraz daha hazır olayım, sonra başlarım.”
Daha iyi konuştuğunda, daha kendinden emin hissettiğinde, hayat biraz sakinleştiğinde… Ama gerçek şu ki, o “tam hazır” an çoğu zaman hiç gelmez. Çünkü hayat durmaz. Sorumluluklar bitmez. Ve mükemmel olmak, sürekli ötelenen bir hedef haline gelir.
Oysa evden kazanan insanların büyük çoğunluğu mükemmel oldukları için değil, mükemmel olmadan başladıkları için kazanır.
Mükemmel Olma Baskısı Nereden Geliyor?
Kadınlara küçük yaşlardan itibaren pek çok şey öğretilir:
Düzgün ol, doğru yap, hata yapma, eksik görünme…
Bu bakış açısı zamanla içselleşir. Yeni bir şeye başlarken bile önce “yeterli miyim?” sorusu gelir. Evden kazanç söz konusu olduğunda bu baskı daha da artar. Çünkü ortada bir sahne yoktur ama görünürlük vardır. Bir ekran, bir mesaj, bir ses… Ve kişi kendini başkalarıyla kıyaslamaya başlar.
“Onlar daha iyi konuşuyor.”
“Ben bu kadar rahat olamam.”
“Benim anlatacak ne hikâyem var ki?”
Bu düşünceler, çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. Ama yine de insanı yerinde tutar.
Gerçek Hayatta Kim Mükemmel?
Evden kazanmaya çalışan kadınların çoğu, aynı anda birden fazla rolü taşır. Ev, aile, duygusal yükler, görünmeyen emekler… Böyle bir hayatın içinde kusursuz bir performans sergilemek zaten mümkün değildir. Ama işin ironik tarafı şudur: Evden kazanç için aranan şey kusursuzluk değil, gerçekliktir.
Dijital dünyada insanlar artık pürüzsüz anlatılardan çok, kendilerine benzeyen kişilere bağlanıyor. Bazen kelimesini yutan, bazen ne söyleyeceğini arayan, bazen duraksayan ama samimi olan kişiler daha çok güven yaratıyor.
Çünkü karşı tarafta şu his oluşuyor:
“Bu kişi benim gibi.”
Evden Kazanmak Bir Gösteri Değil, Bir Alan Kurmaktır
Birçok kişi evden kazancı, kendini sürekli kanıtlama zorunluluğu gibi görüyor. Oysa evden kazanmak, sahneye çıkmak değil; kendine ait bir alan oluşturmak demektir. Bu alan bazen yazı yazarak, bazen sohbet ederek, bazen kısa bir canlı yayında birkaç kişiyle iletişim kurarak şekillenir.
Burada kimse senden kusursuz olmanı beklemez.
Ne profesyonel bir diksiyon,
Ne eksiksiz bir plan,
Ne de her soruya hazır cevap…
Beklenen tek şey şudur: Orada olman.
“Yetersizim” Hissi Neden Yaygındır?
Yetersizlik hissi genellikle bilgi eksikliğinden değil, kıyaslamadan doğar. Başkalarının iyi görünen anlarına bakıp kendi başlangıcını yargılarsın. Ama herkesin başlangıcı sessizdir. Herkes ilk başta acemidir. Sadece çoğu kişi bunu göstermez.
Evden kazananların büyük bir kısmı şunu söyler:
“İlk başta ben de çok kararsızdım.”
Ama devam ettikçe şu olur:
– Elin alışır
– Dilin çözülür
– İletişimin doğal hale gelir
Ve bir noktada fark edersin ki, başta seni durduran şeylerin çoğu aslında gerçek bir engel değilmiş.
Küçük Başlamak, En Sağlıklısıdır
Evden kazanmak için büyük hedefler koymak zorunda değilsin. Hatta çoğu zaman büyük hedefler daha fazla baskı yaratır. O yüzden küçük başlamak çok kıymetlidir. Çünkü küçük adımlar göz korkutmaz; aksine yapılabilir hissettirir.
Günde 20–30 dakika.
Kısa mesajlar.
Kısa sohbetler.
Belki birkaç kişilik bir yayın.
Bu küçük ama düzenli alan, zamanla özgüveni besler. İnsan bir şey ürettikçe kendine olan inancı artar. “Yapabiliyorum” hissi güçlendikçe, kişi hem kendini daha rahat ifade etmeye başlar hem de yaptığı işi sahiplenir. Kazanç da genellikle tam bu noktadan sonra gelmeye başlar.
Üstelik bu süreçte önemli olan miktar değil, devamlılıktır. İlk kazanç küçük olabilir ama etkisi büyüktür. Çünkü o an, sadece para kazanmış olmazsın; kendine “benim de bana ait bir alanım var” mesajını vermiş olursun. Bu duygu yerleştikçe, hem üretmek kolaylaşır hem de kazanç daha doğal ve sürdürülebilir bir hale gelir..
Olduğun Halinle Başlamak Yeterlidir
Yorgun olabilirsin.
Bazen isteksiz hissedebilirsin.
Bazen “bugün hiç içimden gelmiyor” diyebilirsin.
Bunların hiçbiri seni evden kazanmaktan alıkoymaz. Çünkü evden kazanç, ideal bir ruh hali değil; sürdürülebilir bir ilişki ister. Kendinle, zamanınla ve yaptığın işle kurduğun ilişki…
Kendini zorlamadan, rol yapmadan, olduğun halinle var olabildiğin yerde hem bağ kurmak hem de kazanmak çok daha kolaydır.
Evden kazanmak için mükemmel olman gerekmiyor. Hazır hissetmen, her şeyi bilmen ya da kendinden emin görünmen de şart değil. Küçük bir alan açman, denemeye izin vermen ve kendine biraz anlayış göstermen yeterli.
Çoğu zaman kazanç, “hazırım” dediğin anda değil; başladığın anda gelir.
Ve en kalıcı kazançlar, mükemmel olmaya çalışmayı bıraktığında başlar.
Olduğun halinle başlamak, sandığından çok daha güçlüdür.

